banner89

banner88

Fransa'da "17 Ekim 1961 Katliamı"nda ölen Cezayirliler anıldı

Genel 18.10.2021, 01:26
Fransa'da

PARİS (AA) - Fransa'nın başkenti Paris'te 17 Ekim 1961'de Cezayir'in bağımsızlık mücadelesine destek için barışçıl gösteri düzenleyen Cezayirlilere yönelik Fransız polisinin katliamının 60. yılında hayatını kaybedenler için anma töreni gerçekleştirildi.

Cezayir Bağımsızlık Savaşı sürerken ülkelerindeki bağımsızlık hareketine destek ve uygulanan sokağa çıkma yasağını protesto etmek için barışçıl gösteri yapan 30 bine yakın Cezayirlinin 300'den fazlasının öldürülmesine ilişkin Paris başta olmak üzere 70 kentte etkinlikler düzenlendi.

Paris'te Poissonniere Bulvarı'ndaki ünlü Rex Sineması'nın önünde toplanan Cezayir asıllı Fransızlar, olayların yaşandığı Saint-Michel Köprüsü'nün yakınındaki Chatelet Meydanı'na yürüdü.

Fransa'nın katliamı "devlet suçu" olarak kabul etmesini isteyen eylemciler, katliama ilişkin arşivlerin tamamının açılmasını talep etti.

Gösterinin organizatörlerinden oluşan bir grup, kurbanların anısına Seine Nehri'ne güller attı.

Öte yandan Saint-Michel Köprüsü'nde kurbanların anısına konulan levhanın önüne çiçek ve çelenkler bırakıldı. Polis, levhanın önünde, çevresinde ve köprünün üzerinde kordon oluşturarak az sayıda kişinin buraya çiçek bırakmasına izin verdi.

Polis gösteride yoğun güvenlik önlemleri aldı.

- "Bu yeterli değil çünkü devlet suçu olarak tanınmadı"

Fransız tarihçi Gilles Manceron, gösteride yaptığı konuşmada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un olayların yaşandığı yerlerden biri olan Paris'in banliyölerinden Comlombes'daki Bezons Köprüsü'nde kurbanların anısına 16 Ekim'de çelenk bırakmasının "güçlü jest" olduğunu belirtti.

Daha önce hiçbir cumhurbaşkanının böyle bir eylemi olmadığını ifade eden Manceron, "Bir noktayı vurgulamak istiyorum. Suçtan bahsetmek güzel ancak (eski Cumhurbaşkanı) François Hollande'ın Ekim 2012'de söylediğinden daha ileri ama küçük bir adım. Bu yeterli değil çünkü devlet suçu olarak tanınmadı. Sadece Paris Polis Müdürü Maurice Papon sorumlu tutuldu. Bu açıdan yeterli değil. Bu suçun devlet suçu olarak tanınmasını istiyoruz. Fransa Cumhurbaşkanı ise polis müdürünün suçu olduğu şeklinde yanıt veriyor. Bu doğru değil. Tarihi gerçek değil." diye konuştu.

5 Ekim 1961'de Cezayirlilere uygulanan sokağa çıkma yasağı kararının dönemin Başbakanı Michel Debre tarafından verildiğini ifade eden Manceron, bu kararın demokratik özgürlüklere aykırı olduğunu belirtti.

Manceron, olaylara ilişkin arşivlerin açılmasının hayatını kaybedenlerinin sayısının da tam olarak belirlenmesi için önemli olduğunu söyledi.

- "Polis, yüzmeyi bilenleri önce öldürüyordu sonra Seine Nehri'ne atıyordu"

Gösterinin organizatörlerinden Cezayir asıllı Fransız Noura da bu yıl yaşamını yitiren babasının katliamın tanıklarından olduğunu söyledi.

Aile fertlerinin hepsinin söz konusu gösteriye katıldığını ifade eden Noura, kız kardeşinin olaylarda kaybolduğunu, ertesi gün bulunduğunu söyledi.

Noura, "Babamın anlattığına göre korku içindeydiler. Bir polis (bir göstericiye) yüzmeyi bilip bilmediğini sordu. Gösterici de başına ne geleceğini bilmedi, yok diye cevap verince polis onu Seine Nehri'ne attı. Polis, yüzmeyi bilenleri önce öldürüyordu sonra Seine Nehri'ne atıyordu." ifadesini kullandı.

Adaletin sağlanmasını isteyen Noura, "Cumhurbaşkanı Macron (katliamı) devlet suçu olarak tanıması gerekiyor. Bunu tanımak gerekiyor. Cezayir halkı çok acı çekti." dedi.

Noura, "Fransa İkinci Dünya Savaşı'nda Almanlara karşı bağımsızlığı için mücadele etti ve bize gelince Maurice Papon ailemizi katletti, tüm ailelerimizi." diye konuştu.

- "Macron yarım adım attı, tam adım atmasını ve işin sonuna kadar gitmesini istiyoruz"

17 Ekim 1961 katliamlarına ilişkin çalışmalar yapan "Les Oranges" Derneğinin Başkanı ve "17 Ekim 1961, hatırlıyorum..." adlı kitabın yazarı Muhammed Kaki, 60 yıl önce katledilen aileleri için burada toplandıklarını söyledi.

Dönemin başbakanı ve içişleri bakanının bu katliamın yapılmasını onayladığını savunan Kaki, şöyle devam etti:

"Uğursuz Polis Müdürü Maurice Papon ve yardımcıları içişleri bakanı ve başbakan ailelerimizi vahşice katlettiler. Neden? Çünkü o gün ailelerimizin hareket etmelerine tahammül etmediler. Onlar dik durdu ve yürüdüler. Bu siyasi suçlular için bu hayal edilemezdi. Arapların dolaşmasını hayal edemiyorlardı. Bunun mümkün olamayacağını söylediler. Polis Müdürü Maurice Papon '1 darbeye karşı 10 darbe', '(Polise) Haydi korunuyorsunuz' gibi 2-3 cümle söyledi. Devlet suçu böyle işlendi. 'Cezayirlilerin kanı aksın' dediler. Kim bu Cezayirliler. Onlar işçiydi. Fransa'yı inşa eden, yollar yapan, binaları inşa eden, az önce kullandığınız metroyu inşa edenlerdir. Bunu kimseyi bilmiyor ancak Paris metrosunu inşa ettiler. Her şeyden önce onlar işçiydi."

Kaki, katliamın "devlet suçu" olarak tanınmasını istediklerini söyledi.

"Macron yarım adım attı, tam adım atmasını ve işin sonuna kadar gitmesini istiyoruz. Bezons Köprüsü'ne gitmesi güzel ama ailelerimizi Bezons Köprüsü'nden atan suçluları belirtmesi gerekiyor. Yoksa olmaz. Bu suçlular siyasi suçlulardır. İstediğimiz ikinci şey, araştırmacılar ve vatandaşlar için arşivlerin tamamının açılmasıdır. Üçüncü şey de bu devlet suçunun okullardaki ders kitaplarında yer almasıdır. Çünkü bu tarih sadece Cezayirlilerin tarihi değil aynı zamanda Fransa'nın tarihidir." diye konuşan Kaki, bu tarihin herkes tarafından bilinmesi gerektiğini aktardı.

- "İnsanlığa karşı işlenen suç söz konusudur"

17 Ekim 1961 Kolektifi adına konuşan Fransız akademisyen Olivier Le Cour Grandmaison, "Bu konuşmamı binlerce kayıp kişiye, hükümetin siyasetçilerinin ve yöneticilerinin sorumluluğu altında hareket eden Maurice Papon tarafından 17 Ekim 1961'de yakalanan ve katledilen yüzlerce kurbana armağan etmek istiyorum." dedi.

Papon'un Cezayir'de kullanılan savaş tekniklerini Fransa'ya getirdiğini dile getiren Le Cour Grandmaison, "Bu kesinlikle devlet suçu. Daha açık söylemek gerekiyor, insanlığa karşı işlenen suç söz konusudur. 17 Ekim 1961 mağdurlarının savunan Cezayir Bağımsızlık Hareketi'nin avukatı Nicole Dreyfus'un söylediklerini hatırlatmak istiyorum. 17 Ekim 1961'de öldürülenler siyasi, ırkçı ve dini nedenlerle öldürüldü." değerlendirmesinde bulundu.

Macron'un yaptığı açıklamayla ilgili "Macron, Fransız devletinin, kurumlarının ve polisin (katliamdaki) sorumluluğunu kabul etmemek için küçük adım attı. Bunu açık şekilde söylemek gerekiyor." ifadesini kullanan Le Cour Grandmaison, Almanya, İngiltere, ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya'nın tarihte işledikleri suçları kabul ettiğini ancak Fransa'nın bunu yapmadığını söyledi.

Gösteriye katılan ve soy isimin vermek istemeyen Youcef, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Macron'un yaptığı açıklamaya ilişkin, "Açıklamada birçok sorunlu nokta var. Bazı şeyler açıkça söylenmiyor. 'Cumhuriyet sorumludur' denilmiyor. Dolambaçlı cümleler var. 'Tahammül edilemez' deniliyor ama 'Cumhuriyet sorumludur ve devlet suçudur' denilmiyor." yorumunda bulundu.

Youcef, buna rağmen bunun önemli adım olduğunu vurguladı.

Bu konuda mücadeleye devam edilmesi gerektiğini ifade eden Youcef, şunları söyledi:

"Parlamentonun bağımız soruşturma komisyonu oluşturmasını talep ediyoruz. Komisyon olayları açıklığa kavuşturur. Bugün hala kaç kişinin öldüğünü tam olarak bilmiyoruz. Sadece yüz kadar ölünün isimlerini biliyoruz. Sorumluların belirlenmesi için soruşturma komisyonunun oluşturulması gerekiyor. Bana göre en üst seviyenin sorumluluğu bulunuyor. (Dönemin Cumhurbaşkanı Charles) de Gaulle bunların yapılmasına izin verdi. Herkes tereddüt ediyor ancak cumhurbaşkanı olarak ve Başbakan Michel Debre'nin yaptıklarını bildiği için de Gaulle da sorumlu."

Youcef, parlamentonun katliamı devlet suçu olarak tanıması gerektiğini kaydetti.

Nacira da katliamı devlet suçu olarak nitelendirdi.

Bu olayın geçmişte gizlenmeye çalışıldığını ifade eden Nacira, Macron'un açıklamasına ilişkin, "Belirsiz bir açıklama. Affedilemez demek affedilebilecek bir şeyin olduğunu varsayıyor. 'Fransa insanlık dışıdır' demesi gerekiyordu." dedi.

Nacira, katliama ilişkin gerçeklerin açıklanması gerektiğini söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, başkent Paris'te 17 Ekim 1961 gecesi Cezayir'in bağımsızlık mücadelesini desteklemek ve sokağa çıkma yasağını protesto etmek amacıyla binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen barışçıl gösteride dönemin Polis Müdürü Maurice Papon'un yetkisi altında işlenen suçların Fransa için affedilemez olduğunu bildirmişti.

Yorumlar (0)
6
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Kayserispor 28 33
14. Rizespor 27 33
15. Alanyaspor 28 31
16. Sivasspor 28 30
17. Bodrum FK 28 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 28 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. İstanbulspor 32 52
5. Gençlerbirliği 31 51
6. Bandırmaspor 31 51
7. Amed Sportif 32 47
8. Ahlatçı Çorum FK 31 46
9. Ümraniye 31 45
10. Boluspor 32 45
11. Iğdır FK 32 45
12. Esenler Erokspor 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Şanlıurfaspor 32 37
18. Manisa FK 31 37
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 32 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. Chelsea 30 52
5. M.City 30 51
6. Newcastle 29 50
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 30 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Celta Vigo 29 40
8. Rayo Vallecano 30 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Espanyol 29 32
16. Valencia 29 31
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16
Kocaeli Haberleri