banner89

banner88

Fehmi Koru: ‘Eldeki bulguru koruyalım’ derken sahiplenilen değerleri kaybetmek de var…

“Kısa süre öncesinde ‘Aralarında dindar ailelerin çocuklarının da bulunduğu gençler arasında deizm yaygınlaşıyor’ konusu tartışılıyordu, yeni tartışmalardan sonra gençlikleri geride kalmışlar arasından birileri de aynı kervana katılırlarsa şaşırmamak gerekiyor

GÜNDEM 28.09.2021, 10:03
Fehmi Koru: ‘Eldeki bulguru koruyalım’ derken sahiplenilen değerleri kaybetmek de var…

Din ile siyaset ilişkisi ve o ilişkiye dayanan çelişkili yaklaşımlar sanki günümüzün bir sorunuymuş gibi ele alınıyor. Siyasilerin din ağırlıklı söylemleri, din adına konuştuğu varsayılan kişilerin iktidara yönelik sahiplenme veya eleştirel tavırları yüzünden çıkan tartışmalarda da, bu kabulün ağırlıklı bir yer işgal ettiği görülüyor.

Oysa gerçek farklı: Tartışma konusu, ilahi bildirime muhatap Hz. Peygamber’in üfulünün hemen ardından başlayan ve varlığını yüz yıllar boyunca hissettiren bir sürece aittir.

“Tartışma” dedimse bunu müzakere veya görüş açıklama olarak da anlamamak gerekiyor. Din-siyaset ilişkisinin doğurduğu kanlı savaşlar yanında, konunun taraflarından kendisini karşı cephede yer alanlardan daha güçlü hissedenlerin muhataplarını zor duruma düşürecek çıkışları da var. Din adına konuşanlar siyasi hayat içerisinde yer alan muarızlarını dinden sapmakla itham ederken, iktidar sahipleri de kendilerine boyun eğmeyen, icraatlarına din adına karşı çıkanları işkencelere maruz etmiş, öldürebilmiştir.

Günümüzde de bu alandaki çatışmalar farklı cereyan etmiyor. İslam Dünyası içerisinde yer alan ülkelerin kendi gelenekleri ve özel şartlarının ağırlık taşıdığı çekişmelerde, tarih boyunca işitilmiş ‘fitne, fesat’ sözcükleri ve ‘dinden sapma’ ithamlarına karşılık, iktidardakilerin de siyasi rakiplerini ‘terörist’ ilan edip onları en aşırı mücadele yöntemlerine muhatap ettikleri görülüyor.

Siyasete ağırlık koyma yöntemini benimsemiş ve varlığını hissettirdiği son 100 yıl içerisinde değişik ülkelerde iktidarı elde etme çabasına girdiği görülmüş Müslüman Kardeşler (MK) örgütü sözgelimi, Mısır ve Körfez ülkelerinde ‘yasadışı terör örgütü’ muamelesi görüyor.

Mısır’da seçimle iktidara gelmiş MK’ya karşı askeri darbe yapıldı. En son Tunus’ta devlet başkanı MK etkisinde olduğunu ilan ettiği siyasi hareketi (En-Nahda Partisi’ni) sistem dışına itme sonucunu doğuracak bir girişimde bulundu.

İslam Dünyası’ndaki iktidar sahiplerini en fazla rahatsız eden dini gerekçelerle eleştirilmelerdir. O eleştirilerin iktidarlarına yönelik bir harekete evrilip iktidarlarını tehdit edecek bir eyleme dönüşebileceği endişesi hepsinde hakimdir.

Suudi Arabistan’da 1979 yılında bir dini grup Kabe’yi basarak Suud ailesi iktidarını devirmeye kalkışmıştı.

Dini gerekçelerle…

El-Kaide, IŞİD gibi örgütler ise din-siyaset ilişkileri alanının en çarpıcı yanlış örnekleridir.

Afganistan’da din eğitimi görülen medreselerde okuyan öğrencilerin örgütü Taliban sonunda ülkede iktidarı elde etmeyi de başardı.

Bu konuyu bizim ülkemizin de içerisinde yer aldığı bölgeye veya bu bölge insanlarının dini inancı olan İslam’a özel bir durum olarak da görmemek gerekiyor. [Aslında İslam’da diğer dinlerden farklı olarak din adına konuşma yetkisi kimsede yok. Ruhban sınıfı yok çünkü.]

Siyasete ilgi duyan çeşitli dinlere mensup dindar insanların son zamanlarda yaşadıkları ülkelerde yönetime gelme mücadelesi verdikleri bir global gerçeklik.

İsrail’de dini partiler var ve bunlar geçmişte de bugün de siyasi iktidarın birer parçası durumundalar. İsrail devletinin varlığına dini gerekçelerle karşı çıkan örgütler de var İsrail’de…

ABD’de ‘Evanjelik’ diye anılan Hıristiyan gruplar Donald Trump döneminde sisteme ağırlıklarını koyabilmişlerdi; şimdilerde yeniden aynı güce kavuşma mücadelesi veriyorlar. Ülkenin en geniş topraklara sahip eyaleti olan Teksas’ta, yerel yönetim, geçen hafta, hamilelerin altı haftadan sonra kürtaj olmalarını yasakladı. Yasağı çiğneyen doktorlar, hamile kadınları kürtaj olacakları kliniklere götürecek veya tıbbi müdahale olacaklara para desteği verecek olanlar da cezalandırılacak. Yasa dini grupların mücadelelerinin eseri.

En barışçı inanç sistemi olarak tanımlanan Budizm, Sri Lanka’da, Myanmar’da (Burma), iktidar sahipleri eliyle farklı dinlerden veya etnisitelerden olanlara karşı yok etme aracına dönüşebildi.

Sözün özü, belli bir dine, belli bir coğrafyaya özel olmayan global bir durum, geçmişten taşıdığı izleri günümüzde de hemen her yerde hissettiriyor.

Türkiye’nin, bizim ülkemizin, bu güncel tablo içerisinde farklı bir yerde bulunması beklenemez. Nitekim bizde de din-siyaset ilişkisi her zaman ve zeminde tartışma konusu olagelmiştir. Bugünkü tartışmaları da bu genel çerçeve içerisinde değerlendirmek gerekiyor.

İktidarda dini hassasiyetleri bilinen bir kadro tarafından kurulmuş bir siyasi parti var. 20 yıldır iktidarda bu parti ve uzun bir süre daha iktidarda kalmak istiyor. Bunun kendisinin hakkı olduğunu düşünüyor ve böyle düşünülmesini de herkesten bekliyor. Onun bu beklentisine görüşleriyle destek veren kişiler olması da doğal. Nitekim, ‘eldeki bulgur’ metaforu üzerinden yürütülen güncel tartışma da bu merkezde.

Siyaset alanını ilgilendiren iktidar konusunun din alanından gelen desteklerle ele alınması doğru bir şey mi?

Bu sorunun cevabı, bu yazının başından itibaren anlatmaya çalıştığım global gerçekler ve tarihi arka-plan ile ilgili ayrıntılardan alınabilir aslında. Bu iki alan iç içe girdiğinde kaybeden hep din olagelmiştir. Bugünkü tartışmalarda da destek anlamına gelen çıkışa yöneltilen eleştirilere bakıldığında, aynı durum kendini hemen belli ediyor.

Din adına konuştuğu görüntüsüyle görüş açıklayanlar yine dinden kaynaklanan argümanlara muhatap ediliyorlar ve onlara cevap verenler ilk destek görüşünü açıklayan kadar kaynaklara vakıf insanlar.

Tartışmaları hayretle izleyen samimi dindar kitlelerin, siyasetin kendilerine dönük yüzünde fark ettikleri yanlışlıklara din adına sahip çıkılması sonucunu doğuran yaklaşımdan olumsuz etkilenmemeleri mümkün değil.

“Yolsuzluk ile hırsızlık ayrı şeylerdir…”

“İktidarlar yanlış da yapsalar, o yanlışları yapanlar dindar bilinen kişilerse, diğer dindar insanların o iktidarlara sahip çıkmaları şarttır.”

Bu tür değerlendirmeleri işitenler, onları savunanlara bakıp nasıl bir tavır alıyorlar dersiniz?

Kısa süre öncesinde “Aralarında dindar ailelerin çocuklarının da bulunduğu gençler arasında deizm yaygınlaşıyor” konusu tartışılıyordu, yeni tartışmalardan sonra gençlikleri geride kalmışlar arasından birileri de aynı kervana katılırlarsa şaşırmamak gerekiyor.

Bu yazı fehmikoru.com adresinden alınmıştır.

Yorumlar (0)
6
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 28 34
14. Kayserispor 28 33
15. Sivasspor 29 31
16. Alanyaspor 28 31
17. Bodrum FK 28 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 28 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. İstanbulspor 32 52
5. Gençlerbirliği 31 51
6. Bandırmaspor 31 51
7. Amed Sportif 32 47
8. Ahlatçı Çorum FK 31 46
9. Ümraniye 31 45
10. Boluspor 32 45
11. Iğdır FK 32 45
12. Esenler Erokspor 31 44
13. Keçiörengücü 32 43
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 32 38
18. Şanlıurfaspor 32 37
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 32 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 31 62
3. Nottingham Forest 30 57
4. Chelsea 30 52
5. M.City 30 51
6. Newcastle 29 50
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Everton 31 35
15. Tottenham 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Celta Vigo 29 40
8. Rayo Vallecano 30 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Espanyol 29 32
16. Valencia 29 31
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16
Kocaeli Haberleri