banner89

banner88

TBMM Başkanı Şentop, "5. Yılında 15 Temmuz Paneli"nin açılışında konuştu:

- "15 Temmuz siyasi iktidara, devlete karşı değil tam tersine devletin, siyasi iktidarın, anayasal düzenin yanında durmak için gerçekleştirilen bir halk hareketiydi. Bu yönü itibarı ile 15 Temmuz biriciktir"- "Devlet millet bütünleşmesi gerçekleştiği zaman millet, siyasi iktidara, devlete yapılan taarruzlara karşı ona sahip çıkma zaruretini hissediyor ve iradesini bu yönde kullanıyor. Canı pahasına yapıyor. 251 şehidimizin bize ifade etmiş olduğu mana budur"- "Siyasetin gücü arttıkça bürokratik oligarşik yapının gücü de azalmaya başladı"

Politika 15.07.2021, 18:10
TBMM Başkanı Şentop,

TBMM (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 15 Temmuz’un siyasi iktidara, devlete karşı değil tam tersine devletin, siyasi iktidarın, anayasal düzenin yanında durmak için gerçekleştirilen bir halk hareketi olduğunu belirterek, bu yönü itibarı ile 15 Temmuz’un biricik olduğunu söyledi.

Mecliste düzenlenen "5. Yılında 15 Temmuz Paneli"nin açılışında konuşan Şentop, 15 Temmuz gecesi şehit olan 251 kişiyi rahmetle andığını, çünkü o geceyi manalandıran, ruh veren, onu kıymetlendiren şeyin büyük ölçüde şehitlerin akıttığı kan olduğunu dile getirdi.

Şentop, 2 binin üzerindeki gazilere de Allah’tan şifalar ve uzun ömür diledi.

15 Temmuz'un iki boyutundan birisinin bu girişimin hain ve alçak bir darbe teşebbüsü niteliği; diğer bir boyutunun ise bu teşebbüse karşı milletin gösterdiği kararlılık, cesaret ve fedakarlık olduğunu dile getiren Şentop, "Bir taraftan cereyan eden o hadiseye dikkat çekmek, onu hatırlamak, onu unutturmamaya çalışmak önemli ama bir taraftan da onun kadar hatta daha fazla önemli olan milletimizin ona karşı göstermiş olduğu duruş ve tavırdır. Bu ikincisi bizim geleceğimiz bakımından çok daha önemli, bize büyük ümit ve özgüven verici bir tablodur." dedi.

Dünyada halk hareketlerinin her zaman siyasi iktidara, devlete karşı gerçekleştiğini vurgulayan Mustafa Şentop, "15 Temmuz bunun istisnasıdır. 15 Temmuz siyasi iktidara, devlete karşı değil tam tersine devletin, siyasi iktidarın, anayasal düzenin yanında durmak için gerçekleştirilen bir halk hareketiydi. Bu yönü itibarı ile 15 Temmuz biriciktir." değerlendirmesini yaptı.

Darbe teşebbüsünde hedef alınan milletin bizatihi kendisi olduğunu dile getiren Şentop, milletin bunun farkında olduğunu ve kendisini temsil eden TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi mekanları bilhassa koruma altına alma hissiyatı içinde hareket ettiğini kaydetti.

Devlet ve millet bütünleşmesinin önemli olduğunu ifade eden Şentop, "Halk ile siyasi iktidar arasında ne kadar büyük ölçüde bir bütünleşme söz konusuysa, devlet ne kadar milleti, halkı temsil ediyorsa, halk ne kadar siyasi iktidar ve devleti kendisine ait hissediyorsa, o zaman buna sahip çıkma arzusunu, iradesini gösterebiliyor. Türkiye’de sağlanan esasen budur. Bizim geriye dönük tarihimize baktığımız zaman, büyük hamleler yaptığımız dönemlerde devlet ve millet bütünleşmesinin en kamil manada, en büyük yoğunlukta gerçekleştiği dönemler olduğunu görürüz." diye konuştu.

Devletin değerleriyle milletin değerlerinin bütünleşmesinin önemine dikkati çeken Şentop, şöyle devam etti:

"Devlet millet bütünleşmesi sağlandığı zaman 'milletin devleti' anlayışını geliştirmek söz konusu olabilir. 'Devletin ülkesi' tanımlaması kullanılır bazı yerlerde, aslında devletin milleti olmaz. Milletin devleti olur. 27 Mayıs 1960 sonrasında yaşanan süreçlerde devleti esas alan ve devlet imkanlarıyla milleti yönetmeyi esas alan bir bakış açısı, yerini zaman içerisinde gelişen, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan süreçle beraber, millet adına milleti temsilen devleti yönetme perspektifine dönüşen bir yönetim anlayışı ve milletin değerlerini devletin değerleriyle bütünleştirme süreci var. Devlet millet bütünleşmesinin özü aslında budur. Bu gerçekleştiği zaman millet, siyasi iktidara, devlete yapılan taarruzlara karşı ona sahip çıkma zaruretini hissediyor ve iradesini bu yönde kullanıyor. Canı pahasına yapıyor. 251 şehidimizin bize ifade etmiş olduğu mana budur."

- "Siyasetin gücü arttıkça bürokratik oligarşik yapının gücü de azalmaya başladı"

Devlet yönetiminin, siyasetin, ekonominin, sosyal politikaların, kültürel politikaların, eğitim politikalarının temel esaslarının anayasaya konulması meselesi olarak baktığının altını çizen Şentop, şunları kaydetti:

"Anayasalar çıkışından itibaren iki temel konuyu düzenliyor: Birisi temel haklar ve özgürlükler, diğeri de devletin yapısı ve işleyişi. Siz siyasetin alanına giren birçok konuyu anayasada şöyle ya da böyle bir kapsamda düzenleyerek aslında iktidara kim gelirse gelsin belli sınırların dışına çıkamayacakları, bir yönetimi anayasal birtakım temellere bağlamış oluyorsunuz. İkinci dünya savaşının galipleri, ikinci dünya savaşının mağluplarının anayasalarını yapmışlardır. İtalyan Anayasası ABD işgal kuvvetlerinin gözetiminde yapmışlardır. Alman Anayasası aynı şekilde… Japonya'nın Anayasasını ABD işgal kuvvetleri komutanı ordudaki sivil hukukçulara hazırlatıp düzenletiyor. Bunu sembolik olarak söylüyorum. Yani anayasalar üzerinden ülke politikasını, siyasetini sınırlayan, çerçeve içerisine alan bir yaklaşım var.

Emekli ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı 15 Temmuz darbe teşebbüsünün olduğu günlerde 'Bütün partnerlerimiz içeride' şeklinde bir açıklama yapmıştı. Kim senin partnerin? Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, seçilmiş siyasetçiler dışarıda; senin partnerlerin nasıl içeride olabilir? Sizin partneriniz ancak ülkeyi yönetenler olabilir. Demek ki esas partnerleri onlar değilmiş. Uluslararası düzen, seçilmişleri hiçbir zaman gerçek manada bir partner olarak görmedi. Onların gerçek partnerleri o bürokratik, oligarşik yapının partnerleri olmuştur. Tasvir ettiğim düzene 27 Mayıs 1960 darbesiyle geçildiği kanaatindeyim. Türkiye, 27 Mayıs 1960 darbesiyle, ikinci dünya savaşının mağlupları arasına kendi kendini sokmuştur. Bu mağluplara uygulanan uluslararası düzenin muamelesini, kendisine, kendi eliyle uygulamıştır. 1961 Anayasası’yla temel politikalar belirlenmiş, siyasi iktidar ikiye bölünmüştür. 'Vesayetçi' dediğiniz, bürokratik oligarşik yapı esas partneri olarak sistemi belirlemiş ve bu sistem 2000'li yılların başına kadar devam etmiştir. Siyasetin gücü arttıkça bürokratik oligarşik yapının gücü de azalmaya başladı."

- "Millet, oyu ile bir şeyleri değiştirebileceğini gördü"

TBMM Başkanı Şentop, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle başlayan sürecin, millet iradesini gerçek manada iktidara yansıtma gayretiyle yürütüldüğünü söyledi.

Bu durumun ortaya konan kararlılık sayesinde başarılı olduğunun altını çizen Şentop, "27 Nisan'da e-muhtıraya verilen cevap böyle bir cevaptı. Bunun millete yansıması da bir şeylerin değiştiğinin görülmesi oldu. Millet, oyu ile bir şeyleri değiştirebileceğini gördü. Siyasete, siyasal iktidara, anayasal düzene, devlete sahip çıkmaya başladı." dedi.

Şentop, daha önce siyasetin, devletin gücüyle milleti yönetmek arzusuyla yapıldığını, şimdi işe millet adına devleti yönetmek adına yapıldığını aktardı.

Siyasetle ilgili son 20 yılda değişen en önemli mantalitenin bu olduğunun altını çizen Şentop, bu manada daha çok çalışılması gereken alanın bulunduğunu sözlerine ekledi.

- Necdet Ünüvar: "Bombalar, silahlar vardı ama korku yoktu"

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, herkesin hayatında gurur duyduğu olaylar olduğunu belirterek, kendi hayatında en onur ve gurur duyduğunun tekrarlanmamasını diledi. Ünüvar, "Çünkü en onur duyduğum gün, 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında bu gazi meclisin çatısı altında bulunmaktı." dedi.

Milletvekillerinin o gece Meclise gelerek Meclisi koruduklarını dile getiren Ünüvar, "Bombalar, silahlar vardı ama korku yoktu. Türkiye adeta o gece topyekun adeta yeniden dirilmişti." ifadelerini kullandı.

Panelin ikinci oturumunda, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Hasan İşgüzar, 24 Televizyonu Parlamento Muhabiri Nagehan Akbulut Varol ile Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı (TFMD) ve Hürriyet Gazetesi Foto Muhabiri Rıza Özel, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında TBMM'de görev başındayken yaşadıklarını anlattı.

Yorumlar (0)
6
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 29 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 28 42
7. Antalyaspor 29 39
8. Göztepe 27 38
9. Gaziantep FK 27 38
10. Kasımpaşa 28 38
11. Trabzonspor 27 36
12. Konyaspor 29 34
13. Rizespor 28 34
14. Kayserispor 28 33
15. Sivasspor 29 31
16. Alanyaspor 28 31
17. Bodrum FK 28 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 28 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 32 59
3. Erzurumspor 32 54
4. İstanbulspor 32 52
5. Gençlerbirliği 31 51
6. Bandırmaspor 31 51
7. Ahlatçı Çorum FK 32 47
8. Amed Sportif 32 47
9. Keçiörengücü 32 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 32 45
12. Boluspor 32 45
13. Iğdır FK 32 45
14. Sakaryaspor 32 42
15. Pendikspor 31 41
16. Ankaragücü 31 38
17. Şanlıurfaspor 32 37
18. Manisa FK 32 37
19. Adanaspor 32 27
20. Yeni Malatyaspor 32 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 31 62
3. Nottingham Forest 31 57
4. Chelsea 30 52
5. M.City 30 51
6. Aston Villa 31 51
7. Newcastle 29 50
8. Brighton 31 47
9. Bournemouth 31 45
10. Fulham 30 45
11. Crystal Palace 30 43
12. Brentford 30 41
13. M. United 30 37
14. Everton 31 35
15. West Ham United 31 35
16. Tottenham 30 34
17. Wolves 31 32
18. Ipswich Town 31 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 30 67
2. Real Madrid 30 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Real Betis 30 48
6. Villarreal 28 47
7. Celta Vigo 30 43
8. Rayo Vallecano 30 40
9. Mallorca 30 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 30 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 30 34
16. Espanyol 29 32
17. Deportivo Alaves 30 30
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16
Kocaeli Haberleri