banner89

banner88

TBMM Genel Kurulunda, Irak ve Suriye tezkeresinin süresi 2 yıl daha uzatıldı

- AK Parti Sivas Milletvekili Yılmaz:- "Türkiye’nin terörle mücadelesi devam ettiği sürece, terörle mücadele eden hükümetimiz; büyük bir inançla, cesaretle, fedakarlıkla görevlerini yapan asker, polis, jandarma ve güvenlik korucularımızın yanında olmayı sürdürecek"- İYİ Parti İzmir Milletvekili Çıray:- "Aslında Suriye krizinde Türkiye taraf olmak yerine saygın bir arabulucu olmayı tercih etseydi, hiç şehit vermeyecektik. Belki de binlerce insan ölmeyecekti, milyonlarca Suriyeli sığınmacı da Türkiye'de olmayacaktı"- MHP Erzurum Milletvekili Aydın:- "Tezkere, ulusal, bölgesel ve küresel savunma ve güvenlik ihtiyacından doğmuş bir zaruret"- HDP Grup Başkanvekili Oluç:- "Bu iktidar, dış politikada fiyaskolar ve yanlışlar yapma istikrarına sahip bir iktidardır"- CHP İstanbul Milletvekili Çeviköz:- "Afganistan'da olduğu gibi daha fazla şehit vermeden, planlı, programlı, belli bir takvime bağlı bir çıkış stratejisi derhal hayata geçirilmeli"

Politika 26.10.2021, 20:45
TBMM Genel Kurulunda, Irak ve Suriye tezkeresinin süresi 2 yıl daha uzatıldı

TBMM (AA) - AK Parti Sivas Milletvekili, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı İsmet Yılmaz, "Türkiye’nin terörle mücadelesi devam ettiği sürece, terörle mücadele eden hükümetimiz; büyük bir inançla, cesaretle, fedakarlıkla görevlerini yapan asker, polis, jandarma ve güvenlik korucularımızın yanında olmayı sürdürecek." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere Irak ve Suriye'ye gönderilmesi konusunda Cumhurbaşkanına verilen yetkinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.

Tezkere üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Aytun Çıray, "tezkerenin gerekçesindeki çarpıtmaların, yanlış Suriye politikalarının devam ettirileceğini ortaya koyduğunu" öne sürdü.

Tezkerede yer alan "risk ve tehditler artarak devam etmektedir." şeklindeki vurguyu doğru bulduklarını ancak bu risk ve tehditlerin baş sebebinin "AK Parti iktidarı olduğunu" savunan Çıray, "Aslında Suriye krizinde Türkiye taraf olmak yerine saygın bir ara bulucu olmayı tercih etseydi hiç şehit vermeyecektik. Belki de binlerce insan ölmeyecekti, milyonlarca Suriyeli sığınmacı da Türkiye'de olmayacaktı. Ancak Sayın Erdoğan barışçıl dış politika yerine rövanşist ajandasına geri döndü; maskeler çıkarıldı, gömlekler tekrar değiştirildi; devletin tüm kurumlarında yaşanan rejim tahribatı, Dışişlerinde olabilecek en ağır şekilde yaşandı." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyet tarihinde hiçbir siyaset ve siyasetçinin, süper güçlerin ve onların bölgesel iş birlikçilerinin amaçlarına "bu kadar yarayacak, zararlı bir politika uygulamadığını" öne süren Çıray, "İşin vahim tarafı, yapılan bütün bu harekatlara, verilen şehitlerimize rağmen, Amerika ve Rusya tarafından korumaya alınan Menbiç, Ayn El-Arap, Ayn İsa, Tel Rıfat gibi bölgeler nedeniyle Türk askerinin güvenliği tesis edilememiştir ve terörist PYD'nin de ordulaşması engellenememiştir." diye konuştu.

Türkiye'nin dış politikalarının beka sorununa dönüşmesinin asıl nedeninin "Erdoğan'ın iktidarda kalmayı ve mevcut rejimi her ne pahasına olursa olsun tahkim etmeyi kendisi için bir varoluş haline getirmiş olmasından kaynaklandığını" ileri süren Çıray, "Bu nedenle, ekonomide yarattığı ölümcül tahribat nedeniyle sıkışınca gündem değiştirmek ihtiyacı ortaya çıktı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Osman Kavala'nın derhal serbest bırakılması yönündeki kararının uygulanmasını talep eden 10 büyükelçinin açıklaması adeta iyi bir çıkış noktasıydı. Adını koyalım, bu operasyon 10 büyükelçi operasyonudur, Türkiye karşı düzenlenmiş ortak bir operasyon, kirli bir tezgahtır." dedi.

- "Elçiye zeval oldu"

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, tezkerenin ulusal, bölgesel ve küresel savunma ve güvenlik ihtiyacından doğmuş bir zaruret olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin, proaktif davranarak yaklaşık 40 yıldır milletin yurt içinde ve dışında canına musallat olmuş PKK ve türevleri başta olmak üzere her türlü terör örgütleriyle köklerinin kazınması suretiyle kahramanca mücadele ettiğini söyleyen Aydın, inisiyatif alıp proaktif davranılan diğer önemli bir meselenin de Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar üçgeninde hem karada hem de Mavi Vatan'da kuşatmaya alınıp etkisiz kılınmaya yönelik oldubittilere karşı gösterilen milli refleks olduğunu kaydetti.

Aydın, şunları kaydetti:

"Son zamanlarda malumunuz hem yumuşak hem sert güç noktasında bir denge mücadelesi sürüp gidiyor. Son günlerde, maalesef özellikle dışarıdan verilen sufleler ışığında gerçekten maksadını, ölçüsünü aşan birtakım suçlamalara tanıklık ettik. Bunların hepsi son birkaç yıldır Türkiye'nin özellikle savunma sanayisinde katettiği mesafelere bir ket vurma noktasında engel teşkil eden hamlelerdi. İşte, bunların en sonuncusunu da 10 büyükelçi üzerinden verilen bildiride çok net bir şekilde gördük ama üzüldüğümüz nokta şu ki, TBMM gibi ulvi çatının altında aidiyetimizin sadece bizi seçip buralara gönderen aziz milletimize ve onların ali menfaatlerine yani çıkarlarına olması gerekirken biz; tam tersine, kraldan çok kralcı bir üslupla bu beyannameye taraf çıkıp haklılığını savunmaya başladık. Hatta, bu bağlamda, birileri maksadını aşarak, ölçüyü daha da kaçırarak bize aba altından sopa gösterip bir de 'Elçiye zeval olmaz.' mesajları verdiler. Şimdi ben buradan sesleniyorum: Evet, elçiye zeval olmuştur. Elçiye nasıl zeval olmuştur? Verilen bildiri daha sonra net bir şekilde inkar edilerek, özür dileme mahiyetinde yeni bir ifadeye matuf kılınmıştır."

- "11 yıldır yanlış üzerine yanlış..."

HDP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın dış politika karnesinin "fiyasko" olduğunu öne sürdü. Son on bir yıla bakıldığında ortaya çıkan tablonun ancak böyle tanımlanabileceğini savunan Oluç, "Bunun temel nedeni, dış politikada diplomasi, diyalog, müzakere anlayışı yerine askeri güç gösterilerinin, askeri operasyonların, bölgesel askeri güç olma hevesinin geçirilmiş olmasıdır." dedi.

İktidarın, Türkiye'yi, demokrasi ve insan haklarına saygı, toplumsal adalet, hukukun üstünlüğü, ekonomik istikrar ve refah, eşitlik ve özgürlük konularında bölgenin bir model ülkesi haline getirme anlayışında olmadığını ileri süren Oluç, şunları söyledi:

"Tam tersine çatışma, savaş, işgal girişimleri, komşularıyla düşman olma, vekalet savaşlarının ve mezhep çatışmalarının bir öznesi olma anlayışı egemen hale getirilmiştir. Bu iktidar, dış politikada fiyaskolar ve yanlışlar yapma istikrarına sahip bir iktidardır. Yakın tarihimize baktığımızda dış politikada böylesi sorumsuz davranan bir iktidarı gerçekten bu ülke görmedi diyebiliriz. Diplomasi yerine kabadayılık, devlet aklı yerine akılsızlık, iç iktidar hesaplarıyla dışarıda çatışmaların parçası olan bir zihniyet... Doğu Akdeniz fiyaskosu da böyle yaşanmıştır, Mısır'la ilişkiler de böyle altüst edilmiştir, Ege politikaları da böyle çözümsüz kalmıştır, Libya tuhaflığı da böyle ortaya çıkmıştır.

Suriye ve Irak yanlışları da aynı anlayıştan kaynaklanmıştır. 'Beş saatte Şam'a varırız.' diye düşünenler, 11 yıldır yanlış üzerine yanlış yapmışlardır, komşumuzdaki bir iç savaşa yangına körükle gider gibi benzin dökmüşlerdir, yüzlerce yıldır aynı coğrafyada yaşayan insanları birbirlerine düşman etmekten kaçınmamışlardır. Bu iktidar komşusunun felaketi üzerinden kendi bekasını, ülkenin ya da toplumun değil, kendi bekasını sürdürmüştür ve aynı zihniyetle devam etmektedir."

- "Bir çıkış stratejisi derhal hayata geçirilmelidir"

CHP İstanbul Milletvekili Ünal Çeviköz, Suriye'de yapılan yanlışın "Suriye’de rejim değişikliğini hedefleyen bir politika izlenmesi" olduğunu dile getirdi.

Bu politikanın sadece Türkiye'nin komşularının iç işlerine karışmama ilkesinin ihlali olmakla kalmadığını, aynı zamanda bölgede taraf tutmayan ve sorunların çözümü için dengeli, barışçı yollarla çözüm arayan, diplomasiye öncelik tanıyan tutumuyla da çelişen bir sonuç doğurduğunu belirten Çeviköz, "Suriye'de Şam yönetimine karşı silahlı şekilde ayaklanan muhalefet unsurlarının koruyucusu, destekçisi ve askeri ortağı gibi hareket eden iktidar, bu politikasıyla bölge ülkeleri gözünde ülkemizin komşularının iç işlerine karışan bir ülke olarak da algılanmasına yol açtı." dedi.

Bugünkü tezkerenin ana temalarından biri olan terörle mücadele konusu da göz önünde bulundurulduğunda, Suriye yönetimiyle neden konuşulmadığını soran Çeviköz, "Niçin Suriye yönetimiyle birlikte çalışmıyoruz, üstelik Adana Mutabakatı gibi bir dayanağımız bile varken." diye konuştu.

Çeviköz, "Afganistan'da olduğu gibi daha fazla şehit vermeden, planlı, programlı, belli bir takvime bağlı bir çıkış stratejisinin derhal hayata geçirilmesi ve böylece Suriye yönetimiyle yeniden güven sağlayıcı bir ortamın hazırlanması gereklidir. Sürekli radikal terör örgütlerinin yeni varyantlarının çıktığı bir alanda askerlerimizin daha fazla kalmasına karşı çıkıyoruz, radikal terör örgütlerine karşı askerlerimizin canlı kalkan olarak kullanılmasına karşı çıkıyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- "Tezkere, milli güvenlik açısından güçlü bir irade beyanı"

AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, Türkiye'nin, uzun zamandan beri halkın huzuruna, ülkenin milli birliğine ve vatanın toprak bütünlüğüne yöneltilmiş terör örgütleriyle mücadele ettiğini dile getirdi.

Değişen ve artan çevresel zorluklara uygun olarak terörle mücadelenin başladığı günden bugüne kadar devam eden mücadelenin bundan sonra da terör sona erinceye kadar devam edeceğini belirten Yılmaz, "Türkiye’nin terörle mücadelesi devam ettiği sürece, terörle mücadele eden hükümetimiz; büyük bir inançla, cesaretle, fedakarlıkla görevlerini yapan asker, polis, jandarma ve güvenlik korucularımızın yanında olmayı sürdürecek." dedi.

Yılmaz, "Terör devam ediyor mu? Evet. Terör örgütleri yurt dışından yönetiliyor ve destek alıyor mu? Evet. Emperyalist güçlerin bir terör örgütünü bir başka terör örgütüyle mücadele ediyormuş gibi göstererek meşrulaştırma çabası var mı? Evet. Terör örgütüne emperyalist devletler silah vermeye devam ediyor mu? Evet. Terör tehdidi ve göç riski var mı? Evet. Bütün bu sorulara 'Evet' diyenlerin tezkereye de 'evet' diyeceğine inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu tezkerenin Türkiye’nin milli güvenliği açısından güçlü bir irade beyanı olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları kaldetti:

"Bu irade beyanı, Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğünü korumaya her şart altında kararlı olduğumuzu ve bunun için her türlü meşru mücadeleyi vereceğimizi ifade eder. Bu iradeyi savunmak; milletimizi, ülkemizi, demokrasimizi ve cumhuriyetimizi savunmaktır. Bu irade sayesinde sınırlarımızda yakında kurulmak istenen terör devletçikleri ortadan kaldırılmıştır. Eğer bu irade beyanı olmasaydı PKK ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin sınırlarımıza yakın yerlerde fiili oluşumları söz konusu olacaktı. Buna izin vermedik, bundan sonra da izin vermeyeceğiz."

Suriye'deki ihtilafın sadece milli güvenlik bakımından değil, bölgesel güvenlik ve istikrar açısından da birçok tehdit ve risk barındırdığını belirten İsmet Yılmaz, "Bu risk ve tehditlerin başında terör örgütü PKK/PYD-YPG’nin bölücü gündemi, DEAŞ terörü ve sınırlarımıza yönelik kitlesel göç ihtimali gelmektedir. Biz de ülkemizde bir göç dalgasını istemiyoruz, Türkiye’ye yeniden mültecilerin gelmesini istemiyoruz, yeni bir göç dalgasıyla karşılaşmak istemiyoruz" dedi.

- "Size meşruiyet kazandıracak durumda değiliz"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, tezkerenin içinde "Türkiye’de yabancı askerlerin bulunması"nın olduğunu belirterek, "Bu madde, 1 Mart'ta Amerikan askeri Irak’a gitmesin diye CHP grubunun ve Genel Başkanının bir saatlik konuşmasıyla, 99 AK Parti milletvekilini ikna etmesiyle, Coni’nin postalını Türkiye topraklarına değirmediğimize kızan Recep Tayyip Erdoğan’ın size aldığı tedbirdir, bize değil." dedi.

Özel, şunları kaydetti:

"Partisinde tek adam olabilir, yürütmede tek adam olabilir, bunun verdiği güçle gözü bir başka şekilde dönmüş bakıyor olabilir ama kimse Suriye’deki evlatlarımızı bir felakete sürüklemek, maceracı dış politika yapmak, yaklaşmakta olan seçimde savaş ilanıyla belki seçimleri biraz daha öteye atmak için iç politikaya yönelik bu hedeflerle tasarlanmış bu oyunda arkanıza dizilecek, size meşruiyet kazandıracak durumda değiliz.

İdlib’de 34 evladımız şehit edildiğinde 6 saat susup, açıklamayı Hatay Valisine yaptıranlar; iki gün susup 'ilk ne diyecek?' denildiğinde, Trump’la arasındaki hikayenin komikliklerinden bahsedenler; Kurtuluş Savaşı’ndan beri bir seferde verdiğimiz en fazla şehitte 'Bunu şunlar vurdu, Türkiye de böyle cevap verdi, böyle hesap sordu.' diyeceğiniz yerde olağan şüphelinin kapısında oturup da iki dakikalık sayacın Rus televizyonundaki yayınına susanların, bize millilik dersi verecek ne hakkı vardır ne haddi vardır. Genel Başkanımız, grubumuz, hepimiz, kendimiz, evladımız; kuramızı çekeriz, askere gideriz, görevimizi yaparız ama evlatlarını, çocuklarını askere yollamak yerine bedelli askerlikleri, çürük raporlarını tercih edip başkasının evladının şehadeti üzerinden siyaset kuranlara CHP'nin oyu 'hayır'dır."

Tezkerenin Anayasa’ya usuli ve esasi aykırılıklarından, süresinden, istenen yetkinin genişliğinden, yetki isteyenin yetersiz, dengesiz ve beceriksiz dış politikasından, terörle mücadele için ihtiyaç duyulmadığı halde buna milli duygu istismarı katanlara itirazdan ve kuvvetler ayrılığını ayaklar altına almış bir iktidarın emrine bize milletin emanet ettiği bu yetkiyi vermeyeceğimiz için 'hayır' diyoruz."


Yorumlar (0)
6
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Kayserispor 28 33
14. Rizespor 27 33
15. Alanyaspor 28 31
16. Sivasspor 28 30
17. Bodrum FK 28 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 28 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. İstanbulspor 32 52
5. Gençlerbirliği 31 51
6. Bandırmaspor 31 51
7. Amed Sportif 32 47
8. Ahlatçı Çorum FK 31 46
9. Ümraniye 31 45
10. Boluspor 32 45
11. Iğdır FK 32 45
12. Esenler Erokspor 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Şanlıurfaspor 32 37
18. Manisa FK 31 37
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 32 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. Chelsea 30 52
5. M.City 30 51
6. Newcastle 29 50
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 30 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Celta Vigo 29 40
8. Rayo Vallecano 30 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Espanyol 29 32
16. Valencia 29 31
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16
Kocaeli Haberleri